Kısa cevap: Gürültü o anda devam ediyorsa olayın niteliğine göre polis, jandarma veya belediye zabıtasına başvurulabilir; apartman ya da site yönetimine de yazılı bildirim yapılabilir. Kalıcı çözüm için olayların tarih ve saatleri kaydedilmeli, tutanak ve tanık gibi hukuka uygun deliller korunmalı, ardından dava şartı arabuluculuğa başvurulmalıdır. Arabuluculukta anlaşma olmazsa Kat Mülkiyeti Kanunu veya komşuluk hukukuna dayanılarak hâkimin müdahalesi istenebilir. Her ses hukuka aykırı olmadığı gibi, her komşu gürültüsü de ceza suçu oluşturmaz.
Komşu gürültüsünde doğru başvuru yolu; sesin konuttan mı, işyerinden mi, ortak tesisattan mı kaynaklandığına ve rahatsızlığın tek seferlik mi yoksa sürekli mi olduğuna göre değişir. Bu nedenle yalnızca “desibel kaçtı?” sorusuna değil; gürültünün zamanı, süresi, tekrarı, bina yapısı ve çevrenin olağan kullanımı üzerindeki etkisine birlikte bakılır.
Komşu Gürültüsünde Hangi Kuruma Başvurulur?
| Durum | İlk başvuru | Muhtemel devam yolu |
|---|---|---|
| Gece veya gündüz devam eden yüksek ses, bağırma, müzik | Polis/jandarma veya belediye zabıtası | Olay kaydı, idari yaptırım değerlendirmesi, arabuluculuk |
| Apartmanda tekrarlanan ev içi gürültü | Yönetici veya yönetim kurulu | Yazılı ihtar, yönetim planının uygulanması, arabuluculuk ve dava |
| İşyeri, eğlence yeri, şantiye ya da endüstriyel faaliyet | Yetkili belediye ve çevre birimleri | Çevresel gürültü mevzuatı kapsamında ölçüm ve idari işlem |
| Hidrofor, asansör, kazan dairesi veya ortak tesisat sesi | Apartman/site yönetimi | Teknik inceleme, ortak tesisatta onarım, arabuluculuk ve dava |
| Sürekli ve katlanma sınırını aşan komşu müdahalesi | Dava şartı arabuluculuk bürosu | Anlaşma olmazsa görevli mahkemede müdahalenin önlenmesi talebi |
Acil tehlike, kavga veya şiddet şüphesi varsa mesele yalnızca “gürültü şikâyeti” olarak değerlendirilmemelidir; 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden yardım istenmelidir. Buna karşılık rutin ve tekrarlayan ev içi seslerde, yerel uygulamaya göre zabıta veya kolluk birimi olay yerinde tespit yapabilir.
Her Gürültü Hukuka Aykırı mıdır?
Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun 737. maddesi, taşınmazın kullanımı sırasında komşuları olumsuz etkileyen taşkınlıklardan kaçınma yükümlülüğü getirir. Kanun; taşınmazın durumunu, niteliğini ve yerel âdeti dikkate alarak komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan gürültü veya sarsıntıyı yasaklar. Dolayısıyla ölçüt mutlak sessizlik değildir; somut olayda makul katlanma sınırının aşılıp aşılmadığıdır.
Değerlendirmede şu unsurlar önem taşır:
- Sesin günün hangi saatinde meydana geldiği,
- Ne kadar sürdüğü ve hangi sıklıkla tekrarlandığı,
- Sesin şiddeti ve titreşim oluşturup oluşturmadığı,
- Binanın konut, karma kullanım veya ticari amaçla kullanılması,
- Sesin olağan yaşam faaliyeti mi yoksa önlenebilir bir davranış mı olduğu,
- Yönetim planında özel bir düzenleme bulunup bulunmadığı,
- Diğer komşuların da aynı durumdan etkilenip etkilenmediği.
Bu yüzden mevzuatta bütün konut gürültüleri için geçerli, tek başına sonucu belirleyen genel bir “22.00 kuralı” bulunduğu söylenemez. Gece saatleri katlanma sınırının değerlendirilmesinde güçlü bir unsur olabilir; ayrıca belediye düzenlemeleri ve yönetim planı özel saatler öngörebilir. Ancak gündüz meydana gelen yoğun ve sürekli ses de hukuka aykırı olabilir.
Apartman Yönetimine Başvuru Nasıl Yapılmalı?
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesine göre kat malikleri; bağımsız bölümleri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, birbirini rahatsız etmemek ve yönetim planına uymakla yükümlüdür. Bu yükümlülük yalnızca malik için değil, kiracı ve bağımsız bölümden sürekli yararlanan kişiler için de geçerlidir.
Yöneticiye yapılacak bildirim mümkünse yazılı olmalıdır. Bildirimde daire bilgisi, olay tarihleri, sesin türü, süresi ve daha önce yapılan sözlü uyarılar kısa ve nesnel biçimde belirtilmelidir. Yönetim planının ilgili hükmü varsa eklenebilir. E-posta, teslim imzalı dilekçe veya yönetimin kullandığı kayıtlı dijital sistem, başvurunun yapıldığını kanıtlamaya yardımcı olur.
Yönetim, rahatsızlığa neden olan kişiye yazılı uyarı gönderebilir ve konuyu kat malikleri kurulunun gündemine alabilir. Ancak yönetici her durumda idari para cezası kesemez veya kişiyi kendiliğinden tahliye edemez. Yönetim planında öngörülen iç yaptırımların da kanuna uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Zabıta veya Polise Şikâyet Edilince Ne Olur?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının açıklamalarına göre ev faaliyetleri ve komşuların oluşturduğu gürültü, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği’nin kapsamı dışında tutulmuştur. Bu tür olaylar belediyelerin düzenlemeleri ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde zabıta veya kolluk tarafından değerlendirilebilir. Buna karşılık işyeri, şantiye, ulaşım, endüstri veya müzik yayını gibi çevresel gürültü kaynaklarında farklı yetkili birimler ve teknik ölçüm kuralları devreye girebilir.
Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi, başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüye neden olmayı idari yaptırıma bağlar. Karar verme yetkisi kolluk veya belediye zabıta görevlilerine aittir. İdari para cezasının tutarı yeniden değerleme nedeniyle yıllara göre değiştiğinden, başvuru tarihinde geçerli miktar ayrıca kontrol edilmelidir.
Başvuru sırasında yalnızca “komşum ses yapıyor” demek yerine sesin devam ettiğini, hangi bağımsız bölümden geldiğini ve ne kadar sürdüğünü açıkça anlatmak yararlıdır. Görevliler olay yerine gelirse tespit veya olay kayıt numarası istenebilir. Tek bir kaydın bulunmaması hakkı ortadan kaldırmaz; fakat farklı tarihlerdeki resmî kayıtlar sürekliliği göstermede önem kazanabilir.
Gürültü Şikâyetinde Delil Nasıl Toplanır?
Komşuluk uyuşmazlıklarında en sık sorun, rahatsızlığın yaşandığının ve kaynağının gösterilememesidir. Delil toplarken özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması sınırları gözetilmelidir. Başkasının konut içini gözetlemek veya özel konuşmaları sistematik biçimde kaydetmek yeni bir hukuki sorun doğurabilir.
Uygulamada şu kayıtlar birlikte kullanılabilir:
- Tarih, başlangıç-bitiş saati ve gürültü türünü içeren düzenli olay günlüğü,
- Polis, jandarma veya zabıta müracaat kayıtları ve varsa olay tutanakları,
- Apartman yönetimine yapılan yazılı başvurular ve cevaplar,
- Aynı sesi doğrudan algılayan komşuların tanıklığı,
- Ortak alan veya kişinin kendi yaşam alanındaki durumu gösteren, ölçülü ve amaca uygun kayıtlar,
- Uzman veya yetkili birim tarafından yapılan ses ve titreşim ölçümleri,
- Gürültünün sağlık üzerindeki etkisi ileri sürülüyorsa sağlık kayıtları.
Cep telefonu uygulamasındaki desibel ölçümü tek başına resmî veya bilimsel ölçüm sayılmayabilir. Yine de olay günlüğünü destekleyebilir. Teknik uyuşmazlıklarda hâkim keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Sağlık raporu rahatsızlığın etkisini gösterebilir; fakat sesin hangi komşudan kaynaklandığını tek başına kanıtlamaz.
Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
Evet. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesi uyarınca, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu düzenleme 1 Eylül 2023’ten beri uygulanmaktadır.
Başvuru, adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir. Başvuruda yalnızca “gürültü bitsin” talebiyle yetinmek yerine uygulanabilir çözüm önerileri yazılabilir: belirli saatlerde müzik veya tadilat yapılmaması, zemine ses yalıtımı uygulanması, hoparlörün yerinin değiştirilmesi, ortak makinenin onarılması ya da evcil hayvan için tedbir alınması gibi.
Anlaşma sağlanırsa çözüm koşulları arabuluculuk anlaşma belgesine bağlanır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanakla dava yoluna gidilebilir. Dava şartı yerine getirilmeden doğrudan dava açılması usul bakımından sonuç doğuracağından, son tutanak korunmalıdır.
Gürültü Yapan Komşuya Karşı Hangi Dava Açılabilir?
Kat mülkiyetine tabi bir yapıda, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca hâkimin müdahalesi istenebilir. Mahkeme; gürültünün kaynağına ve ağırlığına göre rahatsız edici davranışın durdurulmasına, teknik önlem alınmasına veya yönetim planına uyulmasına karar verebilir. Ortak tesisattan kaynaklanan gürültüde davanın muhatabı ve gider paylaşımı, tesisatın ortak yer niteliğine göre ayrıca belirlenir.
Taşınmazlar kat mülkiyetine tabi değilse Türk Medeni Kanunu’nun komşuluk hükümlerine dayanan müdahalenin önlenmesi talepleri gündeme gelebilir. Görevli ve yetkili mahkeme; taşınmazın hukuki statüsüne, tarafların sıfatına ve talebin niteliğine göre değişebileceğinden dava dilekçesi hazırlanırken somut olay ayrıca incelenmelidir.
Mahkemeden istenecek çözüm ölçülü ve uygulanabilir olmalıdır. Amaç her zaman kişinin evden çıkarılması değildir. Ses yalıtımı, ekipmanın kullanım saatinin sınırlandırılması, ortak cihazın onarılması veya belirli faaliyetin durdurulması gibi çözümler mümkün olabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesindeki bağımsız bölüm mülkiyetinin devri, ağır ve sürekli ihlaller için öngörülen istisnai bir yoldur; her gürültü şikâyetinde otomatik olarak uygulanmaz.
Kiracı Gürültü Yapıyorsa Ev Sahibi de Sorumlu Olur mu?
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesindeki rahatsız etmeme yükümlülüğü kiracıya da uygulanır. Bu nedenle ihtar ve şikâyet doğrudan gürültü yapan kiracıya yöneltilebilir; malik ve yönetim de durumdan yazılı olarak haberdar edilebilir. Kanun, belirli hâllerde bağımsız bölümden yararlananların yükümlülüklerinden dolayı kat malikinin de sorumluluğunu gündeme getirir.
Bununla birlikte tek şikâyet, kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez ve kiracının derhâl tahliye edilebileceği anlamına gelmez. Tahliye bakımından Türk Borçlar Kanunu’ndaki özen ve komşulara saygı borcu, yazılı ihtar gerekip gerekmediği, ihlalin ağırlığı ve ispat durumu ayrı değerlendirilir.
Komşu Gürültüsü Ne Zaman Ceza Suçu Olabilir?
Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesinde “gürültüye neden olma” suçu düzenlenmiştir. Ancak bu suçun oluşması için yalnızca bir kişinin rahatsız olduğunu söylemesi yeterli değildir. Gürültünün ilgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olması ve başka bir kişinin sağlığının zarar görmesine elverişli nitelik taşıması gerekir.
Bu eşik, Kabahatler Kanunu kapsamındaki huzur ve sükûnu bozma değerlendirmesinden farklıdır. Somut olayın yoğunluğu, teknik tespitler ve sağlık bakımından elverişlilik araştırılır. Bu nedenle sıradan yaşam sesi veya tek seferlik tartışma için kesin biçimde “suç işlendi” sonucuna varılamaz. Ciddi ve sürekli olaylarda savcılığa veya kolluğa yapılan şikâyet, mevcut delillerle birlikte değerlendirilir.
Adım Adım Başvuru Planı
- Kaynağı belirleyin: Sesin komşu bağımsız bölümden mi, işyerinden mi yoksa ortak tesisattan mı geldiğini kontrol edin.
- Olay günlüğü tutun: Tarih, saat, süre ve gürültünün türünü düzenli kaydedin.
- Ölçülü bir yazılı bildirim yapın: Mümkünse komşuya ve yöneticiye somut olayları içeren bildirim gönderin.
- Devam eden olayda yetkili birimi arayın: Kolluk veya zabıtadan olayın tespit edilmesini isteyin.
- Belgeleri bir araya getirin: Başvuru numaralarını, tutanakları, yönetim yazışmalarını ve tanık bilgilerini saklayın.
- Arabuluculuğa başvurun: Teknik ve davranışsal çözüm önerilerini açıkça yazın.
- Anlaşma olmazsa davayı değerlendirin: Talebi, doğru tarafı ve görevli mahkemeyi taşınmazın statüsüne göre belirleyin.
Sık Sorulan Sorular
Gürültü yapan komşu kaç kez şikâyet edilmelidir?
Kanunda dava açmak veya idari başvuru yapmak için öngörülmüş sihirli bir şikâyet sayısı yoktur. Tek ve ağır bir olay da başvuruya konu olabilir. Bununla birlikte farklı tarihlerdeki kayıtlar, sürekli rahatsızlığın ispatını güçlendirebilir.
Gece kaçtan sonra ses yapmak yasaktır?
Tüm evsel gürültüler için ülke çapında sonucu tek başına belirleyen sabit bir saat kuralı yoktur. Belediye düzenlemeleri ve yönetim planı özel saatler içerebilir. Gece vakti, sesin katlanılabilir olup olmadığının değerlendirilmesinde önemlidir; gündüz aşırı ve sürekli gürültü de hukuka aykırı olabilir.
Dava için desibel ölçümü şart mı?
Her olayda zorunlu tek delil desibel ölçümü değildir. Tanık, tutanak, yazışma, keşif ve bilirkişi incelemesi birlikte değerlendirilebilir. Gürültünün teknik sınırları tartışılıyorsa usulüne uygun uzman ölçümü özellikle önem kazanır.
Kiracı, ev sahibi olan komşuyu şikâyet edebilir mi?
Evet. Komşuluk hukukundaki koruma yalnızca maliklere ait değildir. Kiracı da kendi kullanım ve huzur alanını etkileyen taşkın müdahalelere karşı yönetim, kolluk, zabıta, arabuluculuk ve uygun yargı yollarına başvurabilir.
Sürekli köpek havlaması nereye şikâyet edilir?
Konut içindeki hayvanın sürekli çıkardığı ses, evsel ve komşuluk kaynaklı gürültü olarak değerlendirilebilir. Önce yönetim ve hayvan sahibine yazılı bildirim, devam eden olayda yerel uygulamaya göre zabıta veya kolluk başvurusu; çözüm sağlanmazsa arabuluculuk ve dava gündeme gelebilir. Hayvanın korunması ve refahı da alınacak tedbirde gözetilmelidir.
Sonuç
Gürültü yapan komşuya karşı en etkili yol, tek bir başvurudan çok doğru sırayla oluşturulan kayıt zinciridir. Yönetim bildirimi, olay anındaki kolluk veya zabıta kaydı, hukuka uygun deliller ve arabuluculuk süreci birbirini tamamlar. Sorun ortak tesisattan ya da ticari faaliyetten kaynaklanıyorsa yanlış kişiye başvurmak zaman kaybettirebilir. Bu nedenle sesin kaynağı, taşınmazın statüsü ve talep edilen çözüm birlikte belirlenmelidir.
Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m. 737
- UYAP Mevzuat ve İçtihat: Kat Mülkiyeti Kanunu m. 18 ve hâkimin müdahalesine ilişkin karar
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B
- 7445 sayılı Kanun — Resmî Gazete
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 183
- UYAP Mevzuat ve İçtihat: Sürekli komşu gürültüsünde araştırılması gereken deliller
- Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği — Resmî Gazete

